Dr. Ülkümen Rodoplu’ya Cevap

Bergama’dan Ege Üniversitesine helikopter ambulansla nakledilen ancak hayatını kaybeden 6 aylık Mevlüd’e bebek olayından sonra bir gazeteye açıklamalarda bulunan Sayın Dr.Ülkümen Rodoplu’nun yorumlarını okuyunca ATT ve Paramedik camiasının nasıl töhmet altında bırakıldığını üzülerek gördüm.

Şunu açık yüreklilikle ifade etmek gerekir ki eğitim bu ülkenin halen en büyük sorunları arasında yer almaktadır. Ve o yüzden 4+4+4 mü olmalı başka bir sistem mi olmalı tartışmaları bitmiş değil. Maalesef köklü bir eğitim sistemimizin olmayışı ilköğretimden üniversiteye kadar her kademede verilen eğitimin kalitesinin sorgulanmasına neden olmaktadır. Bizler acil sağlık sisteminin içerisinde hizmet veren sağlık çalışanları olarak mesleğimizin ve meslektaşlarımızın eksik yönlerini tespit ederek öncelikle okullarımızda verilen eğitimin kalitesinin artırılması için çalışmalar yapıyor; mezun olarak çalışma hayatına başlayan meslektaşlarımızı da mezuniyet sonrası eğitimler ile bilgi ve becerilerini standart hale getirmeye çalışıyoruz. Hali hazırda 26 Mart 2009 tarihinde yayınlanan “Ambulans ve Acil Bakım Teknikerleri ile Acil Tıp Teknisyenlerinin Çalışma Usul ve Esaslarına Dair Tebliğe” göre de zorunlu mezuniyet sonrası eğitim programlarımız belirlenmiş olup aksaklıklar olmasına rağmen bu eğitimler verilmektedir.

Sayın Rodoplu yıllardır acil sağlık sisteminin içerisinde yer alan, Türkiye Acil Tıp Derneğinin Başkanlığını yapmış, Avrupa Acil Tıp Birliği Başkanvekilliği görevlerinde bulunmuş dolayısı ile sistemin gelişimini yakından takip eden önemli bir isim. Yapmış olduğu değerlendirme sonrasında, ülkemizde yeni yapılanma sürecinde olan hastane öncesi acil sağlık hizmetinin genç ve dinamik meslek grupları olan ATT ve Paramediklere karşı toplumda maalesef güven ve itibar kaybına yol açabilecek bir genelleme ve üslup kullanması bizleri derinden yaralamıştır. Sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin hızla tırmandığı günümüzde yapılan ve yapılacak değerlendirme ve yorumlarda hiçbir meslek grubu hedef olarak gösterilmemelidir.
Kaldı ki söz konusu olayda sevk zincirinde sadece ATT ve Paramedikleri merkeze alıp yapılan değerlendirme çok objektif bir değerlendirme olmamakla birlikte sağlık çalışanları arasında seviyesiz ve karşı tarafın mesleki saygınlığını zedeleyecek tartışmaların yaşanmasına yol açan talihsiz bir açıklama olmuştur.

Şimdi film şeridini geri sarıp bu olaydan sonra bizim kalkıp ta hekimlerimizin eğitim kalitesini sorgulayarak kamuoyu önünde genel bir değerlendirme yapmamızın ne kadar sağlıklı olacağını düşünebiliyor musunuz?

Tıp Fakülteleri de dahil olmak üzere sağlık sistemi içerisinde yer alan bütün meslek gruplarının okullarında almış olduğu eğitim kalitesin sorgulanması, eksiklerinin tespit edilerek ülkemizde uluslararası standartlarda sağlık hizmetinin sunulması adına çalışmaların yapılması hepimizin gönülden desteklediği ve destekleyeceği bir durumdur. Ancak bu tartışmalar halkımızla sağlık çalışanlarını karşı karşıya getirecek bir platform ve üsluptan ziyade sempozyumlarda, kongrelerde, bilimsel danışma kurullarında yapılmasının daha sağlıklı olacağını düşünüyorum.

Son yıllarda ülkemizde hastane öncesi acil sağlık hizmetleri baş döndürücü gelişmelere sahne olmaktadır. Binlerce kara Ambulansı, Helikopter ve Deniz Ambulansları ve onbinlerce çalışanıyla dev bir sektör haline gelen hastane öncesi acil sağlık hizmetlerinde de bu alana yönelik akademik çalışmalar yapacak,sahayı bilen akademisyenlerin eksikliği açık bir şekilde hissedilmekte olup ATT ve Paramedikler için lisans ve yüksek lisans bölümlerinin hayata geçirilmesi bir zorunluluk arz etmektedir.

Sağlık sistemi içerisinde yer alan hekim ATT,paramedik vb. bütün sağlık çalışanlarının ülkemizde uluslararası standartlarda sağlık hizmetinin sunulması adına kader birliği yaparak sistemin gelişimi için büyük bir özveriye çalışmasına bugün her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulmaktadır.

Yaşar GÖKBAYRAK

Acil Tıp Teknisyenleri Derneği
Genel Başkanı

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.